Türk Siyaseti’nin En Çok Tartışılan Figürlerinden Devlet Bahçeli, 76 Sene Önce Bugün Dünyaya Geldi

Türkiye’de siyasetin son 30 yıllık döneminin her safhasında var olan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 76 sene önce bugün 1 Ocak 1948’de Osmaniye’de doğdu.

Bahçeli’nin yaşamı, aynı zamanda Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin de özeti niteliğinde.

Bu içeriğimizde Devlet Bahçeli’nin hayatının derinliklerinde yolculuğa çıkacağız.

1948’de o zamanlar ilçe statüsünde olan Osmaniye’nin Türkmen bir ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Devlet Bahçeli, genç yaşlarından itibaren siyasete ve toplumsal olaylara ilgi duymaya başladı.

Lise yıllarına kadar memleketi Osmaniye ve Adana’da kalan Bahçeli; lise eğitimini ise İstanbul’da tamamladı. 

1967’de Ankara İktisadi ve Ticarî İlimler Akademisi’ni kazandı ve Dış Ticaret Bölümü’nden 1971 yılında mezun oldu.

Devlet Bey, kendi ifadesiyle üniversitede kalmak ve akademisyen olmak istiyordu. Bu doğrultuda aynı üniversitede iktisat alanında asistan olarak görev yapmaya başladı. 

Girmeyi düşünmediği siyaset ise yakın zaman içinde kapısını çalacaktı.

Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden iktisat doktoru unvanı aldı ve aynı üniversitenin İktisadi ve İdarî Bilimler Fakültesi’nin iktisat politikası ana bilim dalında 1987 yılına kadar öğretim üyeliği görevini sürdürdü.

Bahçeli’nin siyaset ile tanışması Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in seminerlerine gitmesiyle başladı. Gençlik yıllarından beri Türk Milliyetçiliği’ne ilgi duyan Devlet Bey, Türkeş’in görüşlerini beğeniyordu.

Bu yüzden akademik kariyerini sürdürürken Ülkü Ocakları’nda da önemli görevler aldı.

1980 Darbesi sonrası ülkücü faaliyetlerinden ötürü cezaevine girdi. Buna karşın hapisten çıktıktan sonra da bu camianın içinde kalıp görüşlerini savunmayı sürdürdü.

İsmi MHP olarak değişen yeni partide ilk resmi görevini ise Alparslan Türkeş’in çağrısı sonrası 1987’de aldı. Öğretim üyeliğinden istifa ederek 39 yaşında Parti yönetimine girdi. Bu tarihten itibaren uzun yıllar sürecek bir siyaset yolculuğu Devlet Bahçeli’yi bekliyordu. 

1987’den 1997’ye kadar genel sekreterlik, genel başkan başdanışmanlığı gibi oldukça önemli görevlerde çalıştı.

1997 yılına gelindiğinde ise Devlet Bahçeli hayatının en önemli yol ayrımını yaşadı.

Türk milliyetçilerinin efsanevi lideri Alparslan Türkeş 4 Nisan 1997’de geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara’da vefat etti. Devlet Bahçeli bunun üzerine Parti’nin yeni lideri olmak için genel başkanlığa aday olduğunu açıkladı.

18 Mayıs 1997 tarihinde gerçekleştirilen 1997 Milliyetçi Hareket Partisi Olağanüstü Kongresi’nde Genel Başkanlık için Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş ile yarıştı.

Bu çok zorlu bir yarıştı. Türkeş’in oğlunu favori görenlerin sayısı hiç de az değildi.

Tuğrul Türkeş muhaliflerini kendi etrafında birleştirmeyi başaran Bahçeli, kurultay yarışını ikinci turda kazanmayı başardı.

Bundan sonra Alparslan Türkeş’in koltuğundan oturacaktı.

MHP’de genel başkan olması sonrası bugün bile en çok hatırlanan kararlardan birisine imza atarak ülkücülerin sokaktan çekilerek akademik ve ticari yaşamda başarılı olmasını istedi.

1999 seçimlerine gidilen o dönemde Bahçeli, partisini geniş kesimlere kabul ettirecek kapsayıcı politikalar takip etti. Öcalan’ın yakalanma süreci sonrası milliyetçilik duygularının yükselişe geçmesiyle MHP de oy oranlarını yükseltti.

1999 genel seçimlerinde %8,18 olan oy oranını %17,98’e çıkararak tarihindeki en yüksek oy oranını aldı ve ikinci parti oldu. Kurulan DSP-MHP-ANAP Koalisyonunda Devlet Bahçeli Başbakan Yardımcısı olarak kabineye girdi. 

Bu kuşkusuz büyük bir başarıydı ama güzel günler uzun sürmeyecekti.

2001’de yaşanan ekonomik kriz, üçlü koalisyonu büyük bir bunalım içine çekti. Başbakan Ecevit’in hastalığı da buna eklenince ülkede yönetim boşluğu oluşmaya başladı.

Koalisyonun yaşadığı sorunları gören Bahçeli, 2002 yazında koalisyondan çekildiğini açıklayıp erken seçim çağrısı yaptı. 3 Kasım 2002’de gidilen erken seçimler herkese tam bir şok yaşattı. 

Koalisyonun üç partisinin üçü de baraj altında kalarak Meclis’e giremedi. 

MHP de %8,5 oy oranıyla Parlamento dışında kaldı.

Bu sonucu beklemediğini ifade eden Bahçeli, seçim gecesi görevinden çekilme kararı verdi. 

Öyle ki, Bahçeli’nin ‘barajı geçemeyen partilerin liderleri istifa etmeli’ çağrısı sonrası DYP ve ANAP liderleri de istifa etti. Ancak bir süre sonra Bahçeli, genel başkanlığa geri döndü. Bahçeli’nin çağrısı sonrası istifa eden Çiller ve Yılmaz ise geri dönemedi.

Kısa zaman içinde partisini yeniden toparlayan Bahçeli, 2007 seçimlerinde yeniden partisine barajı aştırmayı başardı.

2007 sonrası süreçte TBMM’de AK Parti- CHP- MHP’nin yanı sıra, bağımsız vekillerden oluşan gruplar kuruldu.

Bu süreçte Devlet Bahçeli, iktidara karşı oldukça sert bir muhalefet çizgisi takip etti.

Kürt Açılımı yılları geldiğinde ise Bahçeli çizgisini daha fazla sertleştirdi. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ağır sözlerle eleştirdi. 

7 Haziran 2015 seçimlerinde MHP,  %16 oy oranına ulaşarak 1999’dan sonra en yüksek oy aldığı seçimleri yaşadı. 

Ancak beş ay sonra yapılan erken seçimlerde oy kaybeden MHP’de Bahçeli’ye karşı muhalefet de sesini yükseltti. 

Şimdi MHP’de büyük bir kurultay çatışması yaşanacaktı.

15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi sonrası iktidar ile daha iyi bir ilişki kuran MHP Lideri, parti içi muhalefeti de sindirmeyi başardı. Bahçeli’nin desteğiyle gidilen başkanlık referandumu sonrası Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçti.

Bu sürecin sonunda, 2018 seçim sürecinde kurulan Cumhur İttifakı ise 5 seneyi aşkın zamandır varlığını devam ettiriyor.

2024 yılı itibarıyla genel başkanlık koltuğundaki 27. senesini dolduracak Devlet Bahçeli, günümüzde en uzun süre görevinin başında olan genel başkan olarak öne çıkıyor.

Devlet Bahçeli, 27 yıllık genel başkanlığı boyunca içinde olduğu süreçler ve olaylarda üstlendiği rollerle her daim gündemin merkezinde olmayı sürdürdü.

Günümüzde de Türkiye’nin en etkili siyasi figürlerinden birisi olmaya devam ediyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*