ABD’nin Suudi Arabistan hamlesi sonrası Ardan Zentürk uyardı: Türkiye nükleer silah sahibi olmalı

Haber gorseli

ABD ile Suudi Arabistan arasında varılan nükleer anlaşmanın bölgedeki güç dengelerini kökten değiştireceğini belirten Zentürk, kendi youtube kanalından yaptığı yayında ‘Türkiye nükleer silahlanmaya mecbur kalacak’ ifadelerine yer verdi. Zentürk’ün çarpıcı analizinden satır başları şu şekilde:

Batı Asya’da yeni jeopolitik kırılma ve nükleer yarış

Bölgede yaşanan son gelişmeleri derin bir jeopolitik kırılma olarak nitelendiren Ardan Zentürk, ABD ve İsrail’in İran politikası üzerinden yürüttüğü çifte standartlı yaklaşımı şu sözlerle eleştirdi.

“Batı Asya veya Avrupalıların deyimiyle Ortadoğu bu sabah itibariyle yeni bir jeopolitik kırılma yaşıyor. Bu jeopolitik kırılma esasında içinde Türkiye’nin de bulunduğu bölgenin iddialı devletleri açısından bir nükleer silahlanma yarışını tetikler mi ve bu nükleer silahlanma yarışı sonucunda nasıl bir yere varabiliriz? Ayrı bir soru işareti olarak kendini göstermiş durumda. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ile beraber 28 Şubat 2026 gününden bu yana düzenli olarak İran’ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Aynı Amerika Birleşik Devletleri, beraber omuz omuza savaştığı İsrail’in 180 kadar nükleer başlık sahibi olduğunu görmezden geliyor. Bu çifte standart esasında Batı Asya’nın şu anda yaşamakta olduğu ana krizin temelinde yatan bir gerçek.”


ABD ile Suudi Arabistan arasındaki uranyum anlaşması

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan ile yaptığı sivil nükleer anlaşmanın detaylarına dikkat çeken Zentürk, denetim mekanizmalarının bulunmamasının büyük bir risk yarattığına değindi:

“Bugün itibariyle Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump nükleer Suudi Arabistan’ın kapısını açmış vaziyette ve ABD ile Suudi Arabistan Krallığı arasında varılan anlaşma, Suudi Arabistan’da Amerikan teknolojisiyle uranyum zenginleştirme projelerinin gerçekleştirileceğini söylüyor. Eğer bir nükleer programa zenginleştirme programı ilave edilmişse o noktadan itibaren her an ama her an bir nükleer bombanın çıkması muhtemeldir. Anlaşmanın daha fazla izleme, denetim ve doğrulama olanağı sağlayacak olan Uluslararası Atom Enerjisi ek protokolünü içermesi beklenmiyor. Yani Amerikan Başkanı Donald Trump Suudi Arabistan’a ‘Bizim şirketlerle beraber nükleer programını yapalım, zenginleştirmeye başla’ demiş ama o zenginleştirmenin nereye kadar olduğunu denetleyecek planlamayı anlaşmaya koymamış. Bir Arap devletinin nükleer kapasite kazanmasını Amerika Birleşik Devletleri net olarak destekliyor.”

Türkiye için nükleer denge zorunluluğu

Ortadoğu’da güç dengelerinin yeniden şekillendiğini ve ABD’nin bölgesel denklemde “herkesin nükleer güce erişmesi” stratejisine kayabileceğini belirten Ardan Zentürk, Türkiye’nin atması gereken adımı ise şu ifadelerle özetledi:

“İran işgal edilemiyor. Nükleer silah kapasitesi şimdilik törpülense bile önümüzdeki 10 yıl içinde yeniden ortaya çıkacak anladığım kadarıyla. Amerikan aklı o zaman ‘herkes sahip olsun’ düşüncesine gidiyor olabilir. Nasıl Pakistan’la Hindistan ikisi birden sahip olunca savaşamaz hale geldilerse, bundan sonra da herkes sahip olursa kimse kimseye dokunamaz düşüncesine gidiyor olabilir. Bu, Türkiye’nin bir nükleer silah programı sahibi olmasını zorunlu kılıyor.”

yok

Author: Ece Doğan