Hikâye Erfelek’te başladı, orada bitti

ASLI ÖKTENER-  Çayırova ilçesinde önceki gün yaşanan olayın ardından yürek yakan bir haber daha geldi. Babasının silahla vurduğu annesini korumak isterken ağır yaralanan Salih Göksu da yaşamını yitirdi. Feci olay, Akse Mahallesi’nde bulunan Çağdaşkent sitesindeki apartmanda meydana gelmişti.

Kurşun yağdırdı

Baba Bahri Göksu (58), oğlunun evine sığınan eşi Kezban Göksu’nun yanına giderek tartışmaya başlamış, kavga alevlenince de önce eşine ardından da araya girmeye çalışan oğlu Salih’e kurşun yağdırmıştı.

Anne Kezban Göksu, olay yerinde hayatını kaybederken, Salih Göksu da ağır yaralanmış, olay yerinden kaçan Bahri Göksu ise evine giderek aynı tabanca ile intihar etmişti. Hastanede tedavi altına alınan 32 yaşındaki Salih Göksu, yapılan tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.

Komşularının ifadesine göre genç adam evleneli henüz 1.5 yıl kadar olmuştu. Aynı iş yerinde çalıştıkları eşi ise 4 aylık hamileydi. Geleceğe dair hayallerini gerçekleştirmek için çalışıp, çabaladığı, hem de baba olmaya hazırlandığı sırada, yaşamının öz babasının eliyle son bulacağını nereden bilecekti.

Anne, baba ve oğulun cenazeleri bugün memleketleri Sinop’un Erfelek ilçesinde toprağa verilecek. Aslında her şey de orada başlamıştı. Aynı köyden olan Basri ve Kezban Göksu, görücü usulüyle evlendirilmişler, Kocaeli’ne 3 yıl kadar önce taşınmışlardı. Uzun yıllar kasaplık yaptığı söylenen Basri Göksu, arkadaşlarına göre taşkınlığı olmayan, gayet sakin biriydi.

Oysa buzdağının bir de görünmeyen kısmı vardı… O ‘sakin’ diye bilinen adamın, hastalık derecesindeki kıskançlığı nedeniyle evde eşine yapmadığı kalmıyordu. Kadıncağızın bırakın komşuya, alışverişe gitmeyi, cama çıkmasına dahi izin yoktu! Zamanla önce Salih ardından da küçük oğulları evlendi.

Bir başına kalan Kezban Göksu, baskılara dayanamayıp çareyi boşanma davası açmakta buldu. Eşinin, oğlu Salih’in evine sığınması Basri Göksu’yu çileden çıkardı. Hakaretler, sözlü sataşmalarla yetinmedi, 1 ay kadar önce Salih’in arabasına zarar verdi. Öfkeli adamın önü alınamayınca işin ucu aile katliamına kadar vardı…

Anne Kezban Göksu, belli ki boşanma kararını oğullarının da desteğiyle, ‘onca yılın ardından belki de yüzüm güler’ diyerek almıştı. Ancak bırakın yüzünün gülmesini, zavallı kadın şiddete karşı “korunamadığı” için canından oldu. Hem de biricik evladıyla birlikte…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*